Lexipedia

Décision

67725/10-judgments-chamber-2014-09-23-15

CASE OF C.W. v. SWITZERLAND - [Turkish Translation] legal summary by the Turkish Ministry of Justice

23 septembre 2014Anglais (+ 2 autres langues)3 min

19 Nisan 2010 tarihinde, Bölge Mahkemesi, tedavinin beş yıl uzatılmasına karar vermiştir. Mahkeme kararı, 16 Mart 2010 tarihli iki doktorun görüşlerini belirttiği mektuba dayandırılmıştır. Doktorlar, başvuranın kaldığı merkezdeki psikiyatristler tarafından 2008 yılının Temmuz ayında hazırlanan raporun bulgularını onaylamışlar ve başvuranın durumunda bir ilerleme olmadığına dair başka herhangi bir bilirkişi raporuna ihtiyaç duyulmadığını belirtmişlerdir. Doktorlar, başvuranın güvenli bir ortamda uzun dönemli bir tedavi almasını ve bu nedenle tedavisinin beş yıl daha uzatılmasına karar verilmesini önermişlerdir. Aynı zamanda, iki doktor, Kanton Mahkemesi’nden başvurana önyargılı davranıldığı izlenimini vermemek için dışarıdan bilirkişi raporu alınmasını talep etmiştir.

Source coe.int

C.W. / İsviçre – 67725/10 - 23.9.2014 tarihli Karar [II. Bölüm]

Olaylar – Başvuran 2001 yılının Eylül ayında beş yıl hapis cezasına mahkûm edilmiştir. “Yataklı tedavi kararı” nedeniyle söz konusu ceza askıya alınmıştır. 15 Mayıs 2007 tarihinde, tedavi kararının ilk dönemi sona erdiğinde, yetkililer başvuranın şartlı salıverilme ve tedavi süresinin beş yıl daha uzatılması taleplerini reddetmişlerdir. Başvuran, kararın en fazla iki yıla kadar uzatılmasını talep etmiştir.

Facts

19 Nisan 2010 tarihinde, Bölge Mahkemesi, tedavinin beş yıl uzatılmasına karar vermiştir. Mahkeme kararı, 16 Mart 2010 tarihli iki doktorun görüşlerini belirttiği mektuba dayandırılmıştır. Doktorlar, başvuranın kaldığı merkezdeki psikiyatristler tarafından 2008 yılının Temmuz ayında hazırlanan raporun bulgularını onaylamışlar ve başvuranın durumunda bir ilerleme olmadığına dair başka herhangi bir bilirkişi raporuna ihtiyaç duyulmadığını belirtmişlerdir. Doktorlar, başvuranın güvenli bir ortamda uzun dönemli bir tedavi almasını ve bu nedenle tedavisinin beş yıl daha uzatılmasına karar verilmesini önermişlerdir. Aynı zamanda, iki doktor, Kanton Mahkemesi’nden başvurana önyargılı davranıldığı izlenimini vermemek için dışarıdan bilirkişi raporu alınmasını talep etmiştir.

Başvuran esas olarak daha önce hakkında verilen mahkûmiyet kararı ile tedavi kararının uzatılması arasında bulunan uzak zamansal bağlantı göz önüne alındığında, hâkimin bağımsız bir tıp uzmanı tarafından tehlike durumunun yeniden tam olarak incelenmesine karar vermesi gerektiğini ileri sürmüştür.

Hukuksal Değerlendirme – Madde 5 § 1: Söz konusu karar, başvuranın tedavi gördüğü merkezde çalışan psikiyatri uzmanlarının görüşlerine dayandırılmıştır. Ancak, bu konu kendi içinde Sözleşme’nin 5. maddesi uyarınca herhangi bir sorun ortaya çıkartmamaktadır. Başvuran, kendisini tedavi eden takıma güven bağının bozulduğunu, rahatsızlığının teşhisinin yanlış olduğunu veya merkezde verilen ilaçların uygun olmadığını ileri sürmemiştir. Kendisini tedavi eden takımın tarafsızlığı ve çalışma kurallarına uyup uymadıkları konularında veya tedavi kararının esasına ilişkin hiçbir iddiada bulunmamıştır. Başvuranın söz konusu takımla fikir ayrılığı yaşadığı nokta, temel olarak tedavinin süresiyle ilgilidir. Ayrıca, 2012 yılının Temmuz ayında Bölge Mahkemesi önünde görülen son yargılama işlemleri sırasında bile, başvuran söz konusu karara bu yönde bir itirazda bulunmamış; ancak beş yıl yerine iki yıl uzatılmasını talep etmiştir.

Considerations

Bu koşullar altında, Kanton Mahkemesi, 19 Nisan 2010 tarihli kararında, iki doktorun görüşlerine ve 2008 ve 2009 yıllarında, başvuranın rahatsızlığı ile bağlantılı olarak tekrar suç işleme riskinin en aza indirilmesi için tedavi hapsinin süresinin en uygun şekilde belirlemek için alınan raporlara dayanmıştır. Söz konusu doktor görüşlerinin ve 2008 ve 2009 tarihli psikiyatri uzmanı raporlarının bilimsel ve etik geçerliliğine ilişkin açık bir itiraz olmadığı sürece, dışarıdan sağlık raporu almaya gerek olmadığına hükmedilmiştir.

Buna göre, Mahkeme, detaylı gerekçelerin açıklandığı 4 Ekim 2010 tarihli Federal Mahkemesi kararına benzer olarak, Kanton Mahkemesi kararında herhangi bir keyfiyet söz konusu olmadığına hükmetmiştir.

Sonuç: ihlal yok (oy birliğiyle)

(Bkz., ayrıca, Ruiz Rivera / İsviçre, 8300/06, 18 Şubat 2014, 171 sayılı Bilgi Notu)