Lexipedia

Decisione

5809/08-judgments-chamber-2013-11-26-15

CASE OF AL-DULIMI AND MONTANA MANAGEMENT INC. v. SWITZERLAND - [Turkish Translation] legal summary by the Turkish Ministry of Justice

26 novembre 2013Inglese (+ 3 altre lingue)8 min

Al- Dulimi ve Montana Management Inc. / İsviçre – 5809/08 - 26.11.2013 tarihli karar (II. Bölüm)

Source coe.int

Facts

168 No’lu (Kasım 2013) Bilgi Notu’ndan alıntıdır

Al- Dulimi ve Montana Management Inc. / İsviçre – 5809/08 - 26.11.2013 tarihli karar (II. Bölüm)

Olaylar - Birinci başvuran, Ürdün’de ikamet etmekte olan bir Irak vatandaşı olup; Panama Kanunları kapsamında olan ve Panama merkezli bir şirketi yönetmektedir. Ağustos 1990’da Kuveyt’in Irak tarafından işgal edilmesi üzerine, BM Güvenlik Konseyi, üye olan ve üye olmayan devletleri; Irak’tan gelen kaynakları, diğer finansal varlıkları ve ekonomik kaynakları durdurmaya davet eden birtakım kararlar almıştır. Yaptırım komitesi Kasım 2003’te, eski Irak rejiminin liderlerinin ve bu kişilerin yakınlarının listesini hazırlamak ve bunlara ait olan veya adlarına eylemde bulunan yahut denetimleri altında olan diğer kişilere ait olan varlıkları tespit etmekle görevlendirilmiştir. Yaptırım komitesi, başvuranları da listeye almıştır. Sonrasında, Güvenlik Konseyi listeden çıkarma usulü oluşturan bir karar almıştır. İsviçre Federal Konseyi Ağustos 1990’da eski Irak Hükümeti ve kıdemli hükümet görevlilerinin ve bunlar tarafından yönetilen şirket ve kuruluşların varlıklarının ve ekonomik kaynaklarının dondurulmasına ilişkin tedbirler öngören bir karar vermiştir. Federal Ekonomi Dairesi Birleşmiş Milletler tarafından gönderilen verileri kullanarak ilgili varlıkların bir listesini hazırlamakla yükümlü olmuştur. Başvuranlar Mayıs 2004’ten bu yana listededir. Federal Konsey ayrıca, 30 Haziran 2010 tarihine kadar geçerli olan ve dondurulmuş olan Irak varlıkları ve ekonomik kaynaklarına el koyan ve bunları Irak Kalkınma Fonu’na aktaran bir karar çıkarmıştır. Başvuranlara göre, İsviçre’de bulunan varlıkları, Ağustos 1990’dan bu yana dondurulmuş durumda olup, Mayıs 2004’te verilen el koyma emrinin yürürlüğe girmesinin ardından el koyma işlemleri devam etmektedir. Başvuranlar, Ağustos 2004 tarihli bir mektupla, isimlerinin listeden çıkarılmasını ve varlıkları hakkındaki el koyma işlemlerinin durdurulmasını talep etmişlerdir. Bu mektup istenen sonuca ulaşmayınca, başvuranlar Eylül 2005 tarihli bir mektupla, el koyma işlemlerinin İsviçre’de gerçekleştirilmesini talep etmişlerdir. Başvuranların itirazlarına rağmen, Federal Ekonomi Dairesi, başvuranların varlıklarına el konulmasına karar vermiş ve el konulan mal varlıklarının , kararın yürürlüğe girmesini takiben doksan gün içerisinde Irak Kalkınma Fonu’nun banka hesabına aktarılacağını açıklamıştır. Federal Ekonomi Dairesi kararını desteklemek amacıyla, başvuranların isimlerinin yaptırım komitesi tarafından hazırlanan kişi ve oluşum listesinde yer aldığı, İsviçre’nin Güvenlik Konseyi kararlarını uygulamakla yükümlü olduğu ve isimlerin, yalnızca yaptırım komitesinin Irakla ilgili vereceği herhangi bir emirle eklerden çıkarılacağını kaydetmiştir. Başvuranlar, kararı iptal ettirmek amacıyla Federal Mahkeme’ye başvurmuşlardır. Neredeyse birbiriyle aynı olan üç kararla, itirazları esas bakımından reddedilmiştir. Başvuranlar listeden çıkarılma hususunda da talepte bulunmuşlardır. Talep 6 Ocak 2009 tarihinde reddedilmiştir.

Hukuki değerlendirme- Madde 6 § 1

(a) Sözleşme güvenceleri ve Güvenlik Konseyi kararlarıyla devletlere uygulanan yükümlülüklerin bir arada bulunması – Sözleşme, Taraf Devletleri, bazı faaliyet alanlarında işbirliği maksadıyla; egemen güçleri uluslararası bir kuruluşa göndermekten alıkoymamaktadır. Bu tür yasal yükümlülükler uyarınca gerçekleştirilen bir eylem, ilgili kuruluşun temel hakları Sözleşme kapsamında öngörülen haklar ile eşdeğer olarak görülebilecek şekilde koruması şartıyla haklı gerekçelere dayandırılabilir. Ancak devletler, Sözleşme kapsamında, özellikle takdir yetkisi kullandıkları durumda, uluslararası yasal yükümlülükleri dışında kalan tüm eylemlerinden sorumludur. Mahkeme önündeki eşit koruma kriterine ilişkin birçok dava, Avrupa Birliği hukuku ve Sözleşme’den doğan güvenceler arasındaki işbirliğiyle ilgilidir. Ancak Mahkeme, bu kriterin uygulanmasını hiçbir zaman, Sözleşme ile birlikte diğer uluslararası kuruluşlardan kaynaklanan eylemlerin uygunluğuna ilişkin bir durumdan ayrı tutmaz. Mevcut dava, özellikle ilgili Güvenlik Konseyi kararlarının söz konusu Devletlere mevcut yükümlülüklerin uygulanmasında takdir yetkisi vermemesinden dolayı, eşit koruma kriteri ışığında değerlendirilebilir. Başvuranlara, Güvenlik Konseyi tarafından hazırlanan listelerden çıkarılmaları için odak noktasına başvurmalarına olanak tanıyan söz konusu sistem Sözleşmenin gerektirdiği eşit korumayı öngörmemiştir. Eski Irak Hükümeti hakkındaki yaptırım rejimi kapsamında kurulmuş olan Kamu Denetçiliği Kurumu gibi bir denetim mekanizması bulunmamaktadır. Ayrıca Federal Mahkeme’nin ihtilaf konusu tedbirlerin esasını incelemeyi reddetmesi göz önüne alındığında; yaptırım rejiminin usuli eksikliklerinin yerel insan hakları koruma mekanizmaları tarafından telafi edildiği söylenemez. Bu nedenle eşit koruma varsayımı, bu durumda geçerli değildir. Mahkemeye erişim hakkına ilişkin şikayetin esasının incelenmesi görevi Mahkeme’ye aittir.

(b) Mahkemeye erişim hakkına ilişkin şikayetin incelenmesi – Varlıklarına el konulması kararına karşı İsviçre mahkemelerine itirazda bulunan ancak bu itirazları kabul edilmeyen başvuranların mahkemeye erişim hakları engellenmiştir. Kısıtlama, düzenin sağlanması ve uluslararası güvenlik konularında meşru bir hedef izlemiştir. Federal Mahkeme’nin de içerisinde bulunduğu ulusal mahkemelerin, başvuranların varlıklarına el konulmasına ilişkin şikayetlerini incelemeyi reddetmesi, söz konusu Güvenlik Konseyi kararından doğan yükümlülüklerin ulusal düzeyde etkin bir şekilde uygulanmasını sağlama konusundaki isteklerinden kaynaklanmaktadır. Varlıkların dondurulması ve bunlara el konulmasını öngören söz konusu Güvenlik Konseyi Kararı, olası bir terör tehdidine yanıt olarak alınmamıştır. Irak Hükümeti’nin özerkliğini ve egemenliğini eski haline getirmeye ve Irak halkına, siyasi geleceklerini özgürce belirleme ve doğal kaynaklarını koruma hakkı tanımaya yönelmiştir. Sonuç olarak, ihtilaf konusu tedbirler 1990 yılında başlayan silahlı bir çatışmanın ardından alınmıştır. Bu nedenle, daha fazla farklılaştırılan ve özel olarak hedeflenen tedbirler muhtemelen kararların daha etkin bir şekilde uygulanması konusunda teşvik edici olacaktır. Ayrıca başvuranların varlıkları 1990’dan bu yana donmuş durumda olup, varlıklara el konulmasına 16 Kasım 2006 tarihinde karar verilmiştir. Bu nedenle başvuranların varlıklarına el koyma kararının henüz uygulanmamasına rağmen, başvuranlar oldukça uzun süredir varlıklarına erişim hakkından mahrum bırakılmışlardır. Başvuranlar, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi kapsamında, bu tedbirlerin ulusal mahkeme tarafından incelenmesini isteme hakkına sahiptirler. Federal Mahkeme, birinci başvuranın, Yaptırım komitesine 1730 sayılı kararda belirtilen geliştirilmiş düzenlemeler uyarınca yeni bir listeden çıkarılma talebinde bulunabileceği kısa bir süre tanıma görevinin ve listeden çıkarılma taleplerinin iletilmesi için bir başvuru noktası oluşturulması konusundaki görevin bir alt mahkemeye ait olduğuna karar vermiştir. Ancak bu talep 6 Ocak 2009 tarihinde reddedilmiştir.

Considerations

Bu nedenle, herhangi bir etkin ve bağımsız adli inceleme olmaksızın, BM düzeyinde, kişileri ve oluşumları listeye kaydetmenin kanuna uygun olmaması hususunda, bu tür kişi ve oluşumlara yaptırım rejiminin uygulanması ile ilgili olarak alınan herhangi bir tedbirin ulusal mahkemeler tarafından incelenmesini talep etme hakkı verilmelidir. Başvuranlar bu tür bir incelemeden yararlanamadığı için, mahkemeye erişim hakları ihlal edilmiştir.

Sonuç: ihlal (üçe karşı dört oyla)

41.

madde: tazminat talebi reddedilmiştir.

(Ayrıca bk. Nada / İsviçre [BD], 10593/08, 12 Eylül 2012, Bilgi Notu 155; ve Al-Jedda / Birleşik Krallık [BD], 27021/08, 7 Temmuz 2011, Bilgi notu 143)

173.

No’lu (Nisan 2014) Bilgi Notu’ndan alıntıdır

Al-Dulimi ve Montana Management Inc./İsviçre - 5809/08 - 26.11.2013 tarihli Karar [II. Bölüm]

Birinci başvuran, Ürdün’de yaşayan bir Irak vatandaşıdır ve Panama kanunlarına göre kurulmuş, merkezi Panama’da olan bir şirketin (ikinci başvuran) genel müdürüdür. Ağustos 1990’da Irak’ın Kuveyt’i işgali sonrasında, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, üye ve üye olmayan Devletlere yönelik olarak, Irak’tan çıkarılan para veya diğer mali varlıkların ve ekonomik kaynakların dondurulmasına ilişkin bazı kararlar almıştır. Kasım 2003’te, Yaptırımlar Komitesi kurulmuş ve bu komiteye, eski Irak rejimindeki üst düzey görevliler ve yakın aile fertleriyle birlikte, kendilerinin veya adlarına hizmet eden veya idareleri altında bulunan kişilerin sahip oldukları ya da doğrudan veya dolaylı olarak denetimleri altında bulunan işletmelerin isimlerini listeleme görevi verilmiştir. Başvuranlar da söz konusu listeye dahil edilmişlerdir. Daha sonra, Güvenlik Konseyi, listeden çıkarma usulü getiren bir karar almıştır. Ağustos 1990’da, İsviçre Federal Konseyi tarafından bir Kararname çıkarılmıştır. Bu Kararname’de, 2003 yılında yapılan değişikliklerin ardından, eski Irak Hükümetine, Hükümetin üst düzey görevlilerine ve onların denetimi veya yönetimi altındaki şirket veya kuruluşlara ait mal varlıklarının ve ekonomik kaynakların dondurulması öngörülmüştür. Federal Ekonomi Bakanlığı, Birleşmiş Milletler tarafından sağlanan veriler aracılığıyla söz konusu mal varlıklarının bir listesini hazırlamakla görevlendirilmiştir. Başvuranların isimleri, Mayıs 2004’te söz konusu listeye dahil edilmiştir. Federal Konsey, 30 Haziran 2010 tarihine kadar geçerli olmak üzere, dondurulmuş Irak kaynaklı mal varlıklarına ve ekonomik kaynaklara el konulmasını ve bunların Irak Kalkınma Fonuna aktarılmasını öngören bir Kararname çıkarmıştır. Başvuranlar, İsviçre’deki mal varlıklarının Ağustos 1990’dan beri dondurulmuş durumda olduğunu ve Mayıs 2004’te El Koyma Kararnamesi’nin yürürlüğe girmesinin ardından, söz konusu varlıklarla ilgili olarak el koyma işleminin başlatıldığını belirtmişlerdir. Başvuranlar, Ağustos 2004 tarihli bir mektupla, yetkili makamdan, el koyma işleminin askıya alınmasını talep etmişlerdir. Başvuranlar, söz konusu listeden çıkarılmaları istemiyle BM Yaptırımlar Komitesine yaptıkları başvurudan sonuç alamadıklarından, Eylül 2005 tarihli bir mektupla, el koyma işleminin İsviçre’de sürdürülmesi talebinde bulunmuşlardır. Başvuranların itirazlarına rağmen, Federal Ekonomi Bakanlığı, mal varlıklarına el konulmasına karar vermiş ve ilgili meblağların, kararın yürürlüğe girmesini takiben doksan gün içerisinde Irak Kalkınma Fonuna ait banka hesabına aktarılacağını açıklamıştır. Bakanlık, kararını desteklemek amacıyla, başvuranların isimlerinin Yaptırımlar Komitesi tarafından belirlenen kişi ve kuruluşların bulunduğu listede yer aldığını, İsviçre’nin Güvenlik Konseyi kararlarını uygulamakla yükümlü olduğunu ve isimlerin ancak BM Yaptırımlar Komitesi tarafından bu yönde bir karar alınması halinde Irak hakkındaki Kararname’nin ekinden silinebileceğini belirtmiştir. Başvuranlar, kararın iptal edilmesi talebiyle Federal Mahkemeye itiraz başvurusunda bulunmuşlardır. Neredeyse birbirinin aynısı olan üç kararla, başvuranların itirazları esas bakımından reddedilmiştir. Başvuranlar, listeden çıkarılmaları için tekrar başvuruda bulunmuş, ancak söz konusu başvuru da 6 Ocak 2009 tarihinde reddedilmiştir.

Mahkemenin bir Dairesi, 26 Kasım 2013 tarihli bir kararda (bk. 168 sayılı Bilgi Notu), üçe karşı dört oyla, Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrasının ihlal edildiğine karar vermiştir. Daire, kişi ve kuruluşların söz konusu listelere alınmalarının yasal olup olmadığı konusunda BM düzeyinde etkin ve bağımsız bir adli denetimin mevcut olmaması halinde, söz konusu kişi ve kuruluşlara, yaptırım rejimi uyarınca alınan tedbirlerin ulusal mahkemelerce incelenmesini talep etme hakkı verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Başvuranlara, bu şekilde bir inceleme mekanizmasından yararlanma imkânı verilmemiştir. Bu nedenle, başvuranların mahkemeye erişim haklarının özüne halel getirilmiştir.

Dava, Hükümetin talebi üzerine, 14 Nisan 2014 tarihinde Büyük Daireye gönderilmiştir.

CASE OF AL-DULIMI AND MONTANA MANAGEMENT INC. v. SWITZERLAND - [Turkish Translation] legal summary by the Turkish Ministry of Justice | Lexipedia